Ankara'nın kalbi Çankaya, kadınların ekonomik özgürlüğünü ve üretim gücünü destekleyen anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Çankaya Belediyesi tarafından bu yıl 9'uncusu organize edilen geleneksel Kadın Emeği Festivali, 5-6 Eylül tarihlerinde kentin en yeşil kaçış noktalarından biri olan Ahlatlıbel Atatürk Parkı'nda gerçekleştirildi. Başkentlilerin hafta sonu boyunca yoğun ilgi gösterdiği ve halka tamamen ücretsiz sunulan etkinlik, alışveriş imkânının ötesine geçerek kapsamlı bir dayanışma platformuna dönüştü.
Festival kapsamında tahsis edilen 25 tematik stantta tam 125 bağımsız kadın üretici, aylardır hazırladıkları el emeği göz nuru ürünlerini doğrudan Ankaralılarla buluşturdu. Aracısız ticaret imkânı sunan stantlarda özgün takı tasarımlarından doğal tekstil ürünlerine, seramikten ahşap oymacılığına ve yaratıcı ev dekorasyon objelerine kadar binlerce parça sergilendi. Kadınların hane içinde ürettikleri değerleri ticari dolaşıma sokmalarına zemin hazırlayan organizasyon, aile bütçelerine doğrudan nakit katkı sağlarken kadınların sosyal statüsünü de kuvvetlendirdi.
Festival alanında yalnızca bireysel üreticiler değil, kadın hakları ve eşitlik mücadelesi yürüten kurumsal yapılar da aktif varlık gösterdi. Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women), Zeytin Dalı Kadın Kooperatifi ve Çankaya Belediyesi Kadın Danışma Merkezi alanda kurdukları bilgilendirme masalarıyla kadın katılımcılara hukuki haklar, psikososyal destek imkânları ve kooperatifleşme modelleri hakkında detaylı rehberlik sundu.
Başkan Vekili Güler'den Kadın İstihdamına Kesintisiz Destek Mesajı
Etkinlik alanını adım adım gezerek tezgâh açan kadınlarla bir araya gelen Çankaya Belediyesi Başkan Vekili Haldun Güler, üretim süreçlerine dair detaylı bilgi aldı. Sergilenen ürünleri tek tek inceleyerek zanaatkâr kadınların hikâyelerini ve sahada karşılaştıkları ticari zorlukları dinleyen Güler, yerel yönetim olarak üretimin görünür kılınmasını temel bir sorumluluk kabul ettiklerini vurguladı.
Kadın emeğinin piyasada hak ettiği değeri bulabilmesi adına fiziki satış alanları yaratmayı kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Güler, Çankaya'nın eşitlikçi ve katılımcı belediyecilik çizgisinden taviz vermeyeceğinin altını çizdi. Festivalin yarattığı canlı atmosfer, kadınların bir sonraki dönemde daha iri üretim kapasitelerine ulaşmaları yönünde güçlü bir moral kaynağı oluşturdu.
Deprem Bölgesine Umut Bileklikleri ve Kültürel Etkinlikler
İki gün süren festival programı, kültürel ve sanatsal etkinliklerle başkentin hafta sonu ritmine renk kattı. Ahlatlıbel'in açık hava atmosferini değerlendirmek isteyen aileler; canlı müzik dinletileri, modern dans performansları, çocuklara yönelik drama gösterileri ve geleneksel ahşap oyun atölyeleriyle dolu bir takvimi takip etti. Parkı dolduran binlerce ziyaretçi hem keyifli vakit geçirdi hem de kadın üreticilere alışverişleriyle doğrudan can suyu oldu.
Organizasyonun en dokunaklı ve kolektif çalışması ise "Bir Umut Bir Bileklik Dayanışma Atölyesi" çatısı altında hayat buldu. Atölye masalarına oturan kadınlar ve ziyaretçiler, geleneksel marteniçka bileklikleri örerek ortak bir iyilik hareketine imza attı. Gün boyunca sevgi ve umutla hazırlanan bu el yapımı bilekliklerin afet bölgesindeki depremzede vatandaşlara gönderileceği bildirildi. Çankaya'dan uzanan bu dayanışma köprüsü, festivalin yalnızca bir pazar alanı değil, toplumsal yaraları saran derin bir vicdan alanı olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Yerel Yönetimlerin Kadın Kooperatifçiliğindeki Stratejik Rolü
Türkiye'de kadın istihdamının ve kayıt dışı ev içi emeğin ekonomik değere dönüştürülmesi, sürdürülebilir kalkınmanın en temel adımları arasında gösteriliyor. Yerel yönetimlerin kadınlara tahsis ettiği pazar alanları ve kooperatif desteği, kadınların mikro girişimcilikten kurumsal işletme modellerine geçişini hızlandırıyor.
İç Anadolu Bölgesi ölçeğinde kadın kooperatiflerinin belediyelerle ortak projeler üretmesi, kadınların finansal bağımsızlıklarını kazanmalarının önünü açarken kırsal ve kentsel dayanışma ağlarını tahkim ediyor. Ahlatlıbel'de sergilenen bu kolektif model, kadınların kent ekonomisindeki dönüştürücü gücünü artırarak eşit ve adil bir toplumsal geleceğe zemin hazırlıyor.
Yorumlar
Bu haberi ilk yorumlayan sen ol.